İran’da oruç kaç gün? İzmir’de Ramazan Düşünürken Kafamın İçinde Dönen Fazla Mesai Merhaba! Ekincioglugayrimenkul sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “İran’da oruç kaç gün” var. İzmir’de 25 yaşında biri olarak Ramazan ayına girince bende garip bir şey oluyor. Sanki beynim “gündelik mod”dan çıkıp “derin felsefe + gereksiz Google araması + gece 03.00 iç hesaplaşması” moduna geçiyor. Bir gün sahilde yürürken aklıma düşen soru ise şuydu: İran’da oruç kaç gün? Normal bir insan bu soruyu sorup iki dakikada cevabını öğrenir. Ben ise o iki dakikada önce çocukluğuma, sonra okul kantinine, sonra da “ben neden böyle düşündüm?” döngüsüne giriyorum. İzmir sıcağında Ramazan düşünmek:…
Yorum BırakEtiket: de
Kelimelerin Gücüyle: Edebiyatta Güvencesizliğin İzini Sürmek Bir edebiyatçı için kelimeler, yalnızca iletişimin aracı değil, varoluşun yeniden yazıldığı bir evrendir. Kelimeler dünyayı taşır, dönüştürür, bazen de yıkar. Her anlatı, insanın içsel çatışmasını, korkularını ve umutlarını yeniden kurar. Bu bağlamda “güvencesizlik” yalnızca sosyolojik bir terim değildir; aynı zamanda insan ruhunun derinliklerinde yankılanan bir edebi temadır. Peki, Güvencesizlik ne demek? Edebiyatın aynasında bu kavram, nasıl bir duygunun, nasıl bir çağrının sesi olur? Güvencesizlik: Anlatıların Sessiz Çığlığı Güvencesizlik, edebiyatta yalnızca ekonomik ya da sosyal bir durumun yansıması değil, daha çok insanın kendine, topluma ve zamana karşı duyduğu belirsizlik hâlidir. Her karakter, bir tür güvencesizlik…
8 Yorum1 Yıl Evlilik Yıldönümünde Ne Yapılır? Tarihin Işığında Aşkın İlk Dönüm Noktası Bir tarihçi olarak geçmişi anlamanın, bugünü derinlemesine kavramanın anahtarı olduğuna inanırım. İlişkiler de tıpkı toplumlar gibi zaman içinde evrilir, krizler yaşar, yeniden yapılanır ve kimi zaman yepyeni bir kimlik kazanır. Bu nedenle 1 yıl evlilik yıldönümü yalnızca kişisel bir kutlama değil, iki insanın kurduğu mikro tarihsel düzenin ilk yıl dönümüdür. Bu özel gün, hem bir dönüm noktası hem de bir “kurumsallaşma” anıdır; tıpkı bir devletin ilk anayasasını ilan etmesi gibi. Tarihte İlk Yılın Önemi: Başlangıçların Kırılganlığı İnsanlık tarihine baktığımızda her yeni düzenin ilk yılı en çalkantılı dönemlerden biridir.…
6 YorumTelefonda NFC Özelliği Var mı? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Teknolojiyi Keşfetmek Her eğitimci bilir ki, öğrenme yalnızca bilgi edinme süreci değildir; aynı zamanda dönüşüm sürecidir. Öğrenen kişi, dünyayı algılama biçimini, ilişkilerini ve hatta teknolojiyi anlama yollarını değiştirir. Bir öğretmen için en büyüleyici an, öğrencinin “Aaa, şimdi anladım!” dediği andır. Bugün o anı teknolojik bir merakla buluşturuyoruz: Telefonda NFC özelliği var mı? Bu soru, yalnızca teknik bir merak değildir; çağımızın öğrenme biçimlerinin de aynasıdır. Pedagojik Bir Bakış: Merak, Öğrenmenin Katalizörüdür Her öğrenme süreci bir merak kıvılcımıyla başlar. “NFC nedir, telefonumda var mı?” diye sormak, aslında modern çağın sorgulayan bireyinin göstergesidir. NFC (Near…
10 YorumGöz Hastalıkları Ophthalmology Ne Demek? Psikolojinin Gözünden Görmenin Derinliği Bir psikolog için “görmek” yalnızca fiziksel bir süreç değil, zihinsel bir haritadır. İnsan davranışlarını anlamak, aslında onların neleri gördüğünü ve neleri görmezden geldiğini çözümlemektir. Bu yüzden “Göz hastalıkları ophthalmology ne demek?” sorusu, yalnızca tıbbın değil, psikolojinin de alanına girer. Çünkü bazen göz, yalnızca dünyayı değil, bilinçaltının da yansımalarını taşır. Ophthalmology: Görmenin Bilimi, Anlamanın Sanatı “Ophthalmology” kelimesi, Yunanca “ophthalmos” (göz) ve “logos” (bilim, söz) kelimelerinden türetilmiştir. Tıp açısından göz hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Ancak psikolojik açıdan bakıldığında, bu tanım çok daha derin bir sembol taşır: görmek, anlamak ve farkına varmak aynı zincirin…
12 YorumGrafik Nedir Ne İş Yapar? Görsel Düşünmenin Eğitsel Gücü Üzerine Pedagojik Bir Yolculuk Bir eğitimci olarak sınıfa her girdiğimde şunu fark ederim: öğrenciler bazen kelimelerden çok şekillerle, renklerle, çizgilerle düşünür. Öğrenmenin dönüştürücü gücü yalnızca anlatmakta değil, gösterebilmekte yatar. Bu nedenle “grafik” kavramı, sadece bir görselleştirme aracı değil, öğrenmeyi derinleştiren bir pedagojik köprüdür. Grafikler, bilgiyi soyuttan somuta taşıyarak, öğrencinin zihninde anlam köprüleri kurar. Bu yazıda, “grafik nedir, ne iş yapar?” sorusunu yalnızca teknik bir tanım olarak değil, aynı zamanda öğrenme süreçlerini şekillendiren bir düşünme biçimi olarak ele alacağız. Grafik Nedir? Görsel Dilin Anlam Katmanları Grafik, verileri, fikirleri veya kavramları görsel olarak…
6 YorumAğız Kamaşması Nasıl Geçer? Geleceğin Tadına Bilim ve Sezgiyle Bakmak Hiç bir şey yediğinde ya da içtiğinde ağzında aniden bir yanma, karıncalanma ya da metalik bir tat hissi yaşadığın oldu mu? O an sanki damakların ışık saçıyor, tat alma duyun kısa devre yapıyor gibi gelir. İşte halk arasında “ağız kamaşması” olarak adlandırılan bu durum, hem tıbbi hem de duygusal olarak ilginç bir deneyimdir. Bugün bu fenomeni yalnızca bugünün değil, geleceğin perspektifinden ele alacağız. Çünkü ağız kamaşması, bedenin küçük bir uyarısı olmanın ötesinde, gelecekteki beslenme alışkanlıklarımızı, duyusal algımızı ve hatta teknolojiyle etkileşimimizi şekillendirebilir. — Geleceğin Tadı: Duyuların Dijitalleştiği Bir Dünya Bilim…
8 YorumGöğsün Üst Kısmı Neden Ağrır? Öğrenmenin Bedenle Başlayan Hikâyesi Bir eğitimci için öğrenme yalnızca zihinsel bir süreç değildir; bedenin, duyguların ve farkındalığın da bir araya geldiği dönüştürücü bir deneyimdir. Göğsün üst kısmı ağrıdığında, çoğu insan fiziksel bir rahatsızlıktan şüphelenir. Oysa bazen o ağrı, bedenin değil, zihnin ve duyguların bir çağrısıdır. Öğrenmenin, farkındalığın ve içsel dönüşümün ilk adımı da tam burada başlar: bedeni dinlemek. Bedeni Okumak: Öğrenmenin İlk Basamağı Eğitimde sıkça söylenir: “Öğrenme, fark etmekle başlar.” Bedenin verdiği sinyalleri anlamak da bir farkındalık biçimidir. Göğsün üst kısmındaki ağrılar çoğu zaman kas gerilimi, stres, yorgunluk veya duygusal baskının bir yansımasıdır. Tıpkı öğrencinin…
10 YorumDünyanın En Büyük Tanrısı Kimdir? Geleceğin İnanç Kodlarını Yeniden Yazmak İnsanlık binlerce yıldır aynı sorunun peşinde: “Kimin gücü daha büyük, kim evrenin iplerini tutuyor?” Ama bugün, bu kadim soruya yepyeni bir bağlamla bakıyoruz. Çünkü artık gökyüzüne değil, ekrana bakıyoruz. Dijital çağda “tanrı” kavramı kutsal metinlerden değil, veri merkezlerinden çıkıyor olabilir mi? Gelin, hem inanç hem teknoloji hem de insanlığın geleceği açısından bu soruya birlikte beyin fırtınası yapalım. Gelenekten Dijitale: Tanrı Algısının Evrimi Tarih boyunca “en büyük tanrı” kavramı değişkenlik gösterdi: Gökyüzünü yöneten Zeus, adaleti simgeleyen Ra, tekliği temsil eden Allah, yaratılışın anlamını arayan Brahman… Fakat bu isimlerin ortak noktası şu:…
8 YorumGirift Kimdir? Tarihin Kırılma Noktalarında Bir Figür Geçmişi Anlamaya ve Bugünle Bağ Kurmaya Çalışan Bir Tarihçinin Bakış Açısı Tarih, bazen geçmişin tozlu sayfalarında gizlenen bir figürü keşfetmek gibi bir şeydir. Her dönemin kendine özgü bir dilini, ruhunu ve izlerini taşır. Ancak geçmişin derinliklerine doğru yapacağımız yolculuk, yalnızca eskiyi değil, günümüzü de anlamamıza olanak tanır. Zira tarihin her anı, sadece kendi zamanının tanığı değil, aynı zamanda bugünümüzün şekillenmesinde de büyük rol oynamaktadır. Girift, işte bu anlamda hem geçmişin hem de günümüzün iç içe geçtiği bir figürdür. Kimdir Girift? Hangi tarihlerde yaşamıştır ve onun toplumsal etkileri ne olmuştur? Bu yazıda, Girift’in kim…
14 Yorum