Giriş
Fiziksel dünya ile karşılaştığımızda bir cisim sıvı ya da gaz içinde yer alıyorsa, yukarı yönlü bir kuvvet tarafından desteklendiğini görürüz. Bu kuvvet genellikle kaldırma kuvveti (ya da “buoyancy force”) olarak adlandırılır. Peki, bu kuvvet ne zaman cismin ağırlığına eşitTarihsel Arka Plan
İlk kez bu konuya ışık tutan isimlerden biri antik Yunan filozofu‑matematikçi Arşimet (MÖ 287‑212) olmuştur. Arşimet’in “Yüzen Cisimler Üzerine” adlı eserinde, bir cismin sıvıya daldırıldığında yer değiştirdiği sıvının ağırlığı kadar bir yukarı kuvvetle karşılandığı belirtilmiştir. ([Vikipedi][1]) Bu fikir daha sonra “Arşimet Prensibi” (Archimedes’ principle) olarak fizik literatürüne girmiştir.
Zaman içinde, bu prensip hem gemicilik, su altı araçları, ponör sistemler gibi mühendislik uygulamalarında hem de temel fizik eğitiminde yer almıştır. Örneğin bir gemi suya bırakıldığında, su seviyesi yükselir ve gemi batma sınırına kadar alçalarak yer değiştirdiği suyun ağırlığı geminin ağırlığına eşitlenince dengede durur. ([Encyclopedia Britannica][2]) Böylece “kaldırma kuvveti = cismin ağırlığı” durumu, denge (yüzen durumda) için bir kriter haline gelmiştir.
Teorik Açıklama
Bir cismin sıvı veya gaz gibi bir akışkan içindeki durumu incelendiğinde iki ana kuvvet vardır:
– Aşağı yönlü, cismin ağırlığı yani ( W = m g )
– Yukarı yönlü, akışkanın uyguladığı kaldırma kuvveti ( F_b )
Arşimet prensibine göre, cismin sıvı tarafından yer değiştirilmiş akışkan hacmi ( V_{\rm disp} ) ve akışkan yoğunluğu ( \rho_f ) için:
[
F_b = \rho_f , V_{\rm disp} , g
]
([Physics LibreTexts][3])
Bir cismin dengede, yani ne batıp ne de yükseliyorsa olduğu durumda, net kuvvet sıfırdır:
[
F_b = W = m,g
]
Bu durumda yer değiştirmiş akışkanın ağırlığı cismin ağırlığına eşittir:
[
\rho_f , V_{\rm disp} , g = m,g ;;\Rightarrow;; m = \rho_f , V_{\rm disp}
]
Yani cismin ortalama yoğunluğu akışkanın yoğunluğuna eşitse, kaldırma kuvveti cismin ağırlığına eşit olur. ([Vikipedi][4])
Kaldırma Kuvveti = Ağırlık Ne Zaman Olur?
Cevabı özetle: bir cisim akışkan içinde dengede kaldığında — yani batmadan yükselmeden “yüzer” durumda olduğunda — kaldırma kuvveti ağırlığa eşit olur. Aşağıdaki durumlarda bu geçerlidir:
– Cisim yüzüyor ya da tamamen daldırılmış durumda ama sabit bir derinlikte hareket etmiyorsa.
– Cismin yoğunluğu akışkanın yoğunluğuna eşit ya da hacmiyle yer değiştirdiği akışkanın ağırlığı cismin ağırlığını karşılıyorsa.
– Ek dış kuvvetler (örneğin ip gerilimi, manyetik kuvvetler) yoksa ve statik denge var ise.
Olmazsa:
– Kaldırma kuvveti > ağırlık → cisim yükselir.
– Kaldırma kuvveti < ağırlık → cisim batar ya da çöker. ([Physics LibreTexts][3])
Günümüzdeki Akademik Tartışmalar
Klasik fizik eğitimi açısından yukarıdaki açıklama yeterlidir. Ancak güncel çalışmalar bazı özel koşullarda bu eşitliğin bozulabileceğini göstermektedir:
– Akışkan yoğunluğu sabit değilse, heterojen bir sıvı ya da değişken yoğunluklu gaz ortamında, hacim değişimi veya sıkışma etkileri oluşabiliyor. Örneğin bir cisim kapalı bir yüzeye temas ediyorsa ya da akışkan içindeki sınır koşulları farklıysa, klasik Arşimet prensibinin doğrudan uygulanamayacağı uyarıları yapılıyor. ([arXiv][5])
– Yüzey gerilimi, kabarcıklar, gaz cepleri gibi mikro etkiler, temiz akışkan koşullarında düşünülmeyen ekstra kuvvetler yaratabilir. Bu durumlarda kaldırma kuvveti tam olarak “yer değiştirilmiş sıvının ağırlığı”na eşit olmayabilir.
– Denizaltılar, dalgıçlar, havadan ağır ama hacmi büyük cisimlerle yapılan çalışmalar “nötr kaldırma” (neutral buoyancy) halini detaylı incelemektedir. ([Vikipedi][6])
– Mühendislik uygulamalarında cisim–akışkan etkileşimi, hareketli akışkan ortamları, yoğunluk değişimleri ve dinamik kuvvetler altında “denge” halinin olmayışı durumları ayrıca çalışılmaktadır.
Dolayısıyla: koşullar ideal değilse veya cisim sabit bir derinlikte değilse, “kaldırma kuvveti = ağırlık” eşitliği geçici ya da yaklaşık olabilir.
Sonuç
Özetle, bir cismin akışkan içinde kaldırma kuvvetinin ağırlığına eşit olduğu durum denge halinde olduğu, yani ne yükseldiği ne battığı andır. Bu eşitlik altında cismin ortalama yoğunluğu akışkanın yoğunluğuna eşittir ve yer değiştirdiği akışkan hacmi ile ilişkili olarak açıklanabilir. Ancak pratikte akışkanın özellikleri, cisim‑akışkan etkileşimi, dinamik koşullar gibi faktörler bu durumu bozabilir. Dolayısıyla bu konu hem temel fizik açısından hem de uygulamalı mühendislik açısından hâlâ dikkatle ele alınmaktadır.
Etiketler
#kaldırmakuvveti #ağırlık #ArşimetPrensibi #akışkanlarmekaniği #denge
Bu yazı, konuya giriş niteliğinde olup hem tarihsel kökeni hem de güncel akademik yönleriyle ilgi çekici bir bakış sunmaktadır.
[1]: “Archimedes’ principle”
[2]: “Archimedes’ principle | Description & Facts | Britannica”
[3]: “14.6: Archimedes’ Principle and Buoyancy – Physics LibreTexts”
[4]: “Buoyancy”
[5]: “Using surface integrals for checking the Archimedes’ law of buoyancy”
[6]: “Neutral buoyancy”
❖ Cisimler ister yüzsün, ister batsın, cisme etki eden kaldırma kuvveti, yerini değiştirdiği sıvının ağırlığına her zaman eşittir . Kütle arttıkça veya nesneler arasındaki mesafe azaldıkça kütle çekim kuvveti artar . 28 Kas 2022 Kütle Çekim Kuvveti Evren İçin Neden Önemli? | TÜBİTAK Bilim Genç TÜBİTAK Bilim Genç sesli-yayin-kutle-cekimi… TÜBİTAK Bilim Genç sesli-yayin-kutle-cekimi…
Delikanlı! Katılmadığım yönler vardı ama katkınız yazıya zenginlik kattı, teşekkür ederim.
Yer çekimi ivmesi: Yer çekimi ivmesi arttıkça kaldırma kuvveti de artar . Kaldırma kuvveti, havanın yoğunluğuyla orantılıdır ve yaklaşık olarak akış hızının karesiyle orantılıdır . Kaldırma kuvveti, havanın yoğunluğuyla orantılıdır ve yaklaşık olarak akış hızının karesiyle orantılıdır .
Tuna! Kıymetli görüşleriniz için teşekkür ederim, önerileriniz yazının güçlü yanlarını pekiştirdi, zayıf noktalarını destekledi ve daha çok yönlü bir içerik sundu.
Kişiler bazen, bir sıvının içindeki nesne daha derine indirildiğinde, nesneye etki eden kaldırma kuvvetinin yükseldiğini düşünür. Ancak, kaldırma kuvveti derinliğe bağlı değildir. Sadece yer değiştiren sıvının hacmine , sıvının yoğunluğuna , ve yer çekimine bağlı ivmeye bağlıdır . Ağırlığın birimi, kuvvet birimi olan Newton’dur (N). Ağırlık, cismin kütlesine ve cisme etki eden çekim kuvvetine bağlıdır . Yer çekimi kuvveti deniz seviyesinden yükseklere çıkıldıkça azalır.
Yalçın! Yorumlarınıza her zaman katılmıyorum, yine de çok değerliydi.
Tüm cisimlerin bir yerçekimi kuvveti vardır, ancak bu kuvvet en çok Dünya veya Güneş gibi devasa cisimlerde belirgindir. Dünya, yerçekimi kuvveti nedeniyle tüm cisimleri kendine doğru çeker. – Diğer yumurtamızı hazırladığımız tuzlu suya bırakalım ve yumurtanın yüzdüğünü gözlemleyelim. – Tatlı sudaki yumurta battığı halde tuzlu sudaki yumurtanın neden yüzdüğü hakkında beyin fırtınası yapalım. – Tuzlu suyun yoğunluğu daha fazla olduğu için kaldırma kuvvetinin daha fazla olduğunu açıklayalım .
Gökhan!
Sevgili yorumlarınız sayesinde yazının dili sadeleşti, anlaşılabilirliği arttı ve okuyucuya daha net ulaştı.
❖ Cisimler ister yüzsün, ister batsın, cisme etki eden kaldırma kuvveti, yerini değiştirdiği sıvının ağırlığına her zaman eşittir. ❖ Taşma seviyesine kadar sıvı dolu kaba bırakılan cisimler her koşulda, kaldırma kuvveti kadar sıvı taşırır. Yer çekimi ivmesi: Yer çekimi ivmesi arttıkça kaldırma kuvveti de artar . Batan hacim artarsa kaldırma kuvveti artar mı? – Yandex Yandex yacevap bilim-ve-egitim bata… Yandex yacevap bilim-ve-egitim bata…
Özge! Sevgili katkı sağlayan kişi, fikirleriniz yazının akışını düzenledi ve daha anlaşılır hale getirdi.
Sıvıya batırılmış bir cismin ağırlığı ve yer değiştiren sıvının uyguladığı kaldırma kuvveti etki-tepki çiftleri değildir . Bu iki kuvvet, birbirinden çok farklı iki nedenden kaynaklanır. Dolayısıyla, iki kuvvetin her zaman eşit büyüklükte olması söz konusu değildir. Kaldırma kuvveti ( B ), bir cismin o sıvı içinde yer değiştirdiği sıvının ağırlığına ( W ) eşittir.
Tuba! Saygıdeğer yorumunuz, yazının bütünsel değerini artırdı ve çalışmayı daha doyurucu hale getirdi.